HABERLER

“Süper Lig’e çıkacağımızdan şüphemiz yok”

Başkanımız Süleyman Hurma, Anadolu Ajansı’na gündeme dair açıklamlar yaptı.

Süleyman Hurma, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) ligleri haziranda yeniden başlatıp, temmuz sonuna kadar tamamlama planıyla ilgili, “Bunu gayet olumlu değerlendiriyorum. Liglerin oynanması gerekir. Bugün ülkede markete gidiliyor, sokağa çıkılıyor, bankada işlem yapılabiliyor, İstanbul’daki trafik oluşmuş durumda. Seyircisiz oynanan futbolu bunların içinde daha az riskli olarak görüyorum.” ifadelerini kullandı.

“Oyuncularım çok diri geldi”

Süleyman Hurma, futbolcularının uzun izolasyon döneminden diri geldiğini ve Süper Lig’e çıkacaklarına inandığını söyledi.

Sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uygun olarak çalışmalara başladıklarını aktaran kırmızı-siyahlı kulübün başkanı, “Oyuncularımı motive ve iyi gördüm. Çok diri geldiler. Yarın maç oynansa sahaya çıkabilecek durumdalar. Bundan dolayı çok mutluyum. Bütün oyuncularım evlerinde çalışmış. Bir takım sorunların olduğu bir gerçek ama biz işimize devam edeceksek bu sorunların üstesinden gelecek formülleri bulmamız lazım. Oyuncularım da bu formülleri üretmiş ve çok iyi çalışmış.” değerlendirmesine bulundu.

Süper Lig yolundaki iddialarını ortaya koyan Hurma, şöyle devam etti:

“Kadro kalitesi itibarıyla kendi takımımı çok güçlü buluyorum. Teknik kadromuz ve kulübümüz çok güçlü. Süper Lig’e çıkacağımızdan hiçbir şüphemiz yok. Bu maçlar adil bir şekilde oynanırsa Karagümrük önümüzdeki sezon Süper Lig’de olacaktır. Orada da ülke futboluna çok ciddi şekilde katkı sağlayacaktır. Geçmişte ürettiğimiz birçok şeyi kendi kulübümüzde daha iyi üreteceğimizi düşünüyorum. Ancak bu bir oyun. Bir terslik olsa bile çıkanı tebrik eder, önümüzdeki sene hedefimize yeniden odaklanırız.”

“İnsan sağlığını kullanarak çadır tiyatrosu oynamayı, en hafif eleştiriyle ayıp olarak nitelendiriyorum.” diyen Hurma, şunları kaydetti:

“Futbolcusunun ameliyat parasını ödemeyen kulüpler bile bugün insan ve sporcu sağlığından bahsediyor. Herkes bulunduğu duruma göre bir öneriyle geliyor. Kimilerine göre oynanmasın, kimilerine göre tescil edilsin, kimilerine göre ilk 2 çıksın, kimilerine göre de lider çıksın… Bu kadar doğru olamaz. Bir tane doğru olması lazım. Bu yaklaşım biçimini çok çirkin buluyorum. Böyle bir süreçte ortaya koymamız gereken yaklaşım, kulüplerimizi ve futbolumuzu mümkün olduğunca çabuk kendine getiririz olmalı. Her kulüp çeşitli zararlar görecektir ama buna katlanmak zorundayız. Küme düşmemek için veya hiçbir iddiası bulunmadığından dolayı sporcuya para ödememek için insan sağlığını bahane edip, çeşitli argümanları ortaya sürmeyi çok doğru ve ahlaklı bir yaklaşım olarak görmüyorum. Şu anda 11’e 11 maç yapmak, markete gitmekten daha az tehlikeli.”

Kulüp olarak dayanışma için üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini aktaran Hurma, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bize de yayın ödemesi yapılmadı. Bizim kulüp dahil ligimizdeki takımların ekonomik durumları sıkıntılı. Federasyonumuz, yayıncı kuruluş, bizler, futbolcular, menajerler, avukatlar, futboldan para ve itibar kazanan tüm paydaşların birbirine yardımcı olmak gibi bir ödevi var. Bu süreç içinde kulüp olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapacağız. Hem sporcularımıza hem de bu paydaşlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Günü geldiğinde de bu paydaşların bize yardımcı olacağını biliyoruz. Şimdi ’Şöyle oldu, böyle oldu.’ demek yerine birbirimize nasıl katkı sağlayacağımızı ve zor günleri nasıl aşacağımızı konuşmamız lazım. Diğer türlü konuşmanın hiç kimseye katkısı olmayacak. TPFD’nin yaptığı gibi bir açıklamayı kulüpler, federasyon veya yayıncı kuruluş yaparsa futbolun bir yere gelmesi ve yaraların sarılması mümkün olmayacak.”

Süleyman Hurma, futbolcularından ücretlerinde indirime gitmeyi isteyeceğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

“Futbol, dünyadaki en önemli sektörlerden birisi. Futbol ekonomisi en kötü ihtimalle her ülkede ilk 10’un içinde. Bundan para kazanan kişiler var. Federasyonlar, yayıncılar, futbolcular, menajerler, avukatlar, kulüp çalışanları, saha bakımı yapanlar, güvenlikçiler, spor malzemeleri satanlar gibi milyonlarca insanın para kazandığı bir sektör. Sadece kulüpler zararda. Dünyadaki kulüplerin neredeyse yüzde 99’u zarar açıklıyor. Bu kadar kazanç elde edilirken ve sadece kulüpler kaybederken burada bir hukuksuzluk ve adaletsizlik var demektir. Eğer bir şeyi kazanıyor ve kaybediyorsak bunu hep beraber yapmamız lazım. TPFD’nin açıklaması futbolcuları maden işçisi gibi gösteriyor. Bugün dünyada berberler, manavlar, eczacılar, pazarcılar da kaybediyor. Devlet de bir sürü kalemde satış olmadığı için vergi alamıyor. Bu dönemi birbirimizle ayrışarak, kendimizi akıllı görüp karşımızdaki sömürerek atlatamayız. Ancak birbirimizle dayanışma içinde atlatırız. Şu ana kadar oyuncularımdan bir talepte bulunmadım ama bulunacağım. Oyuncularımın yaklaşımının olumlu olduğunu görüyorum. Birçok oyuncum, ’Üzerimize düşen bir şey olursa yaparız.’ gibi memnuniyet verici sözler söyledi. Burada önemli olan rakam değil de dayanışmadan alacağımız güçtür. Bir kulüp yüzde 70 ödüyorsa yüzde 100’ü de ödeyebilir ama dayanışma önemlidir.”

“Tüm kulüp başkanları, yöneticileri ve çalışanları, kendilerine yakışır demeçler versin.” diyen Hurma, “Kendi kulüplerinin çıkarlarına, kulübü kollayıcı demek vermek çok akla uygun bir şey değil. Dünyanın en aptal insanı, kendisini akıllı başkasını aptal görenlerdir. Hiçkimse kendisini aptal yerine koymasın.” diyerek sözlerini tamamladı.